"BAZI HAYATLAR, BAHARINDA FEDA EDİLİR Kİ, MİLLETİN KIŞI OLMASIN."
ADANMIŞLIĞIN GENÇ YÜREĞİ
1979 yılının o çetin ve fırtınalı günlerinde, Anadolu'nun kökleri derin bir yiğidi, ülkesi için canını ortaya koymuştu. O, Sivas'ın Hafik ilçesine bağlı Çınarlı Köyü’nden kopup gelen, metropolün zorlu yaşamına omuz veren bir gençti. Adı Kamil Koca'ydı. O sadece bir isim değil, ailesinin en büyük umuduydu; zira evin dört çocuğunun ilki olma onurunu ve ağır sorumluluğunu taşıyordu.
Henüz on altı yaşındaydı. Hayatının baharında, İstanbul'un Gültepe Ortabayır semtinde ikamet ediyor, bir işçi olarak ailesinin rızkını kazanmak için çabalıyordu. Onun mesleği sadece bir iş tanımı değildi; o, ülkü uğruna verdiği mücadelenin tam ortasında, dolmuşlarda muavinlik yaparak hizmet eden bir neferdi.
MÜCADELE VE ONUR VARDİYASI
Kamil Koca, hayatın ve ideallerin çetin sınavından kaçmadı. İstanbul-Gültepe-Şişli hattında, her sabah direnişin ve adanmışlığın nefesiyle yola çıkıyordu. Her vardiya, onun için sadece ekmek kazanma mücadelesi değil, aynı zamanda ülküdaşlık yeminine sadık kalmanın da bir göstergesiydi. O, on altı yaşının getirdiği kırılganlığı, davasına duyduğu sarsılmaz inançla zırhlamıştı. Herkesin kaçtığı o karanlık ve tehlikeli günlerde, Kamil Koca, idealizmini alnının teriyle birleştirerek caddelerdeydi.
YÜREĞİN SON VARDİYASI
19 Aralık 1979 sabahı, İstanbul'da soğuk ve uğursuz bir gün doğuyordu. Şişli Sanayii Mahallesi, henüz güne uyanırken, vatan aşkıyla atan genç bir yüreğe kurulmuş hain bir pusuya sahne oldu. Çalışmaya, sorumluluğuna doğru attığı adımlar, komünist militanların hedefi haline geldi.
Olay Günü’ne dair kuru gerçekler, kahramanlığının büyüklüğünü sadece ima edebilir; zira Kamil Koca, o sabah tehditleri gördü mü, yoksa aniden mi saldırıya uğradı, bilemeyiz. Ama bildiğimiz tek bir şey var: O, geri adım atmadı. On altı yaşındaki bir fidanın, sabahın ilk ışıklarında, ideolojisinin bedelini ödemek üzere o kurşun yağmuruna doğru kararlılıkla yürüme anı, onun destansı fedakârlığının sessiz tanığıdır. İstanbul Şişli Sanayii Mahallesi’nde, canını vatanın geleceği uğruna, gözünü dahi kırpmadan feda etti. Kurşunlanmak suretiyle, gençlik hayalleriyle birlikte toprağa düştü.
ON ALTILIK BİR DESTANIN SONU
Kamil Koca'nın kısa ömrü, 19 Aralık 1979 tarihinde, bir işçinin onurlu mücadelesini şehadet tacıyla taçlandırdı. O, sadece bir birey değil, zorlu bir dönemin masumiyetinin ve cesaretinin simgesi oldu. Sivas'ın hasretini, İstanbul'un mücadelesine taşıyan bu genç kahraman, Kağıthane Sanayi Mahallesi Mezarlığı'nın topraklarına, ülkücü şehitler kervanına katılarak emanet edildi.
O, çocuk denecek yaşta, ailesinin dört çocuğundan ilki olarak, bir milletin vicdanına ve hafızasına kazınmış bir fedakârlık abidesi olarak yaşamaya devam etmektedir.
"ON ALTI YAŞINDAKİ BİR İŞÇİNİN ŞEHADETİ, MİLLETİN HAFIZASINA İŞLENMİŞ, UNUTULMAZ BİR YEMİN, TAŞINMAZ BİR FEDAKÂRLIKTIR."