EKİM AYI ŞEHİTLERİ | TÜRK MİLLİYETÇİSİ EROL GOCUK 20 EKİM 1979 | ARSLAN DEMİR 21 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ALİ RIZA BELDÜZ 21 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ERDAL ÇOR 21 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET TEVFİK PAMPAL 22 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CUMA KARABULUT 22 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HÜSEYİN YAVUZ 22 EKİM 1993 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HİKMET YILDIRIM 23 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TAMER ÖZDEMİR 24 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT ŞERAFETTİN KARCI 24 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AYHAN İNAL 24 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÖMER ATILGAN 26 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT MİTHAT BOZKURT 26 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ABDULBAKİ ÖZSİMİTÇİ 26 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT YAŞAR BOSTANCI 26 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HALİL YAVUZ 27 EKİM 1976 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ İRFAN GÜVERCİN 27 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÖMER FARUK ÖZKAN 27 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AZİZ(ABDULAZİZ) KARABAĞ 27 EKİM 1992 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET YİĞİT 28 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HALİS ÖZTÜRK 28 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET KURNAZ 29 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET SALİH GÜÇLÜ 30 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ŞENER KAMİL ÖZTÜRK 30 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HÜSEYİN ÇELİK 31 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİŞÜKRÜ HOŞCAN 31 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA HAYAT 31 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SEZAİ GÜNDOĞDU 1 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN ALEMLİOĞLU 1 EKİM 1981 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ALAATTİN GÜNDÜZ 2 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET ÇELİK 2 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CİHAN BUDAK 2 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET METİN OLGAÇ 3 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ RECEP HAŞATLI 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA HAŞATLI 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HÜSNÜ TEPE 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ADNAN ÇETİN 3 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ BAYRAM BULUT 4 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TAHİR FİDAN TEK 4 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HALİL BAYBARS 5 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SEZAİ GÜNGÖR 5 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET YOLAÇ 5 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HABİB DURMUŞ 5 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ NURETTİN DURMUŞ 5 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA AYDIN 6 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AKIN ATALAY 7 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMALETTİN GÜÇLÜ 7 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ŞERAFETTİN AKBAŞ 7 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ARSLAN BAYSAL 8 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ YUSUF YEKELER 8 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CEVAT ŞAHİN 8 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA PEHLİVANOĞLU 8 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KAMİL SUNCAK 9 EKİM 1976 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ALİ ÜREN 10 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TAHİR ÖZYAZGAN 10 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SÜLEYMAN TÜMAY 10 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMAL TAŞÇIOĞLU 11 EKİM 1975 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN SARIKAYA 11 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TACETTİN KÖSRETAŞ 11 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CELAL DEMİR 11 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SELAMİ DURMUŞ 11 EKİM 1981 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ADNAN ÜNVER 11 EKİM 1995 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET PEKTAŞ 11 EKİM 1995 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ZEKİ ŞİRELİ 12 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET SALİH DURMAZ 13 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MESUT YERGİN 14 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMAL ÖZDEMİR 14 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA İŞLER 15 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET TOPAL 16 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN ELALDI 16 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MUSTAFA BARAN 16 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ AHMET ALİ ÖZKAN 16 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ BAYRAM BAYRAKTAR 16 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ KEMAL BEŞİKTAŞ 16 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ EROL TÜRKMEN 16 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ TEVFİK SEÇİLMİŞ 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HASAN ŞAHİN 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MEHMET REMZİ ASLANGÖZ 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ MİTHAT YAŞAR 17 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ CENGİZ ÖZDEMİR 17 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ BEKİR ÇİFTER 18 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ YILMAZ TAŞKIN 18 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ÜLKÜCÜ ŞEHİT HALİT AVCI 18 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ŞAHİN EKERBİÇER 18 EKİM 1980 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SELAHATTİN FARUK SEVİNÇ 19 EKİM 1976 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ İSMAİL İKİZ 19 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ERDAL VAHAPOĞLU 19 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ OSMAN AĞAR 19 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ HİDAYET SERT 20 EKİM 1977 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ YALÇIN BORA 20 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ SEYFİ GÜLER 20 EKİM 1978 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ ABDULKADİR KARAKİMSELİ 20 EKİM 1979 | TÜRK MİLLİYETÇİSİ İBRAHİM YARALI 20 EKİM 1979 | EKİM AYI ŞEHİTLERİ

ÜLKÜCÜ ŞEHİT HÜSEYİN YİĞİTOĞLU

ÜLKÜCÜ ŞEHİT HÜSEYİN YİĞİTOĞLU
  • ŞEHİT OLDUĞU TARİH: 18 ARALIK 1979
  • ŞEHİT EDİLDİĞİ YER: ANKARA
  • DOĞDUĞU YER: ERZURUM-ÇAT İLÇESİ-GÖBEKÖREN KÖYÜ
  • MESLEĞİ: BELİRTİLMEMİŞ
PAYLAŞ f 𝕏 W

🕊️ RUHUNA FATİHA VE YASİN OKU

Şehidimizin aziz ruhu için aşağıdaki duaları dinleyebilirsiniz.
Başlattığınız an "Okundu" sayısına işlenecektir.

📖
FATİHA SURESİ Şimdiye kadar 0 kişi okudu
📖
YASİN SURESİ Şimdiye kadar 0 kişi okudu

"Bazı ömürler otuz yıla sığmaz; bir destanın başlangıcı, otuz yıllık bir yemin olur. Hüseyin Yiğitoğlu, inandığı değerler uğruna kendi hayatını feda edenlerin sönmeyen meşalesidir."

KİMLİĞİNİN MÜHRÜ VE ERZURUM’UN YİĞİDİ

Tarih 18 Aralık 1979’u gösterdiğinde, bu vatanın kalbine saplanan acı bir kış rüzgârı esmeye başlamıştı. Ancak kahramanlığın doğuşu, çok daha geride, Erzurum’un karla yıkanmış, yiğitler diyarı olan Çat ilçesinin Göbekören Köyünde filizlenmişti. Mehmet Yiğitoğlu’nun asil bir evladı olarak bu topraklara gözlerini açan Hüseyin, sadece otuz bahar görebildi. Kısa bir hayatı yaşayacaktı belki, ama o ömür, Ankara’nın en karanlık günlerinde vatan sevgisinin ne demek olduğunu göstermek için adanmış bir menkıbe olacaktı.

BOZKURT KOLYESİNİN SIRRI

Hüseyin Yiğitoğlu, Ankara’nın çalkantılı sokaklarında yürürken, sadece fiziksel varlığıyla değil, taşıdığı manevi sembollerle de dikkat çekiyordu. O, sıradanlığın zincirlerini kırmış, yalnızca inandığı davanın ateşiyle yanan bir ruhtu. Popüler bir çizgi roman kahramanı olan Tarkan’ı sevmesi, onun içindeki fırtınanın ve mücadele arzusunun bir yansımasıydı; kahramanlığın, adanmışlığın peşinden koşuyordu. En kıymetli yemini ise boynunda taşıdığı Bozkurt kolyesiydi. Bu kolye, onun kimliğinin nişanı, ülküye olan sarsılmaz bağlılığının sessiz beyanıydı. Çevresindekiler, belki de bu adanmışlığı aşırı bulup onu ‘biraz meczup’ (kendini davasına adamış) olarak nitelendirmişti; oysa Hüseyin, çağın kafa karışıklığına karşı yüreğiyle cevap veren, teslim olmayı reddeden saf bir imanın temsilcisiydi.

ANKARA'DAKİ SON VAZİFE

Hüseyin Yiğitoğlu, hayatının son demlerini başkent Ankara’da, çatışmaların ve ideolojik hesaplaşmaların merkezinde yaşıyordu. Şehir, iki kutuplu bir mücadele alanına dönmüşken, o, davasının bayrağını yere düşürmemeye yemin etmişti. Ankara Siteler bölgesi, onun vatan aşkını haykırdığı son durak, şehadete yürüdüğü son sokak olacaktı.

KARANLIĞIN ÜZERİNE YÜRÜYÜŞ

18 Aralık 1979 Salı günü, o kara tarih geldi çattı. Hüseyin, Ankara Siteler’de, ülkesini uçuruma sürüklemeye çalışan komünist terör örgütü DEV-YOL militanlarının pusuya kurduğu bir ateşe doğru yürüdü. O anın detayları, son sözleri ve nasıl bir cüretle direndiği tarihin sis perdesinde saklı kalsa da, bilinen tek bir gerçek vardı: Hüseyin Yiğitoğlu teslim olmadı. Otuz yıllık kısa ömrünü, inançsızlığa ve yıkıma karşı duran sarsılmaz bir kararlılıkla mühürledi. Karşısında sayıca üstün, kinle bilenmiş bir güç varken bile, boynundaki Bozkurt kolyesini temsil eden yemine sadık kaldı; o karanlığın üzerine korkusuzca yürüdü ve son nefesine kadar ülkülerini savundu.

ŞEHADET VE EBEDİ VEDA

Siteler, o gün sadece bir cinayete değil, bir kahramanlık destanına tanıklık etti. Hüseyin Yiğitoğlu, vatanın birliği ve davasının yüceliği uğruna hayatını feda ettiğinde, bedeni yerde kalırken bile ruhu Ankara semalarında bir sancak gibi dalgalandı.

Ancak Hüseyin’in yalnız olmadığı, Siteler esnafının gösterdiği eşsiz bir vefa örneğiyle ortaya çıktı. O zorlu dönemde dahi, canları pahasına şehidin cenazesini omuzladılar. Bu, sadece bir defin işlemi değil, yiğidin fedakârlığının, yaşadığı topluluk tarafından anlaşıldığının ve yüceltildiğinin en büyük kanıtıydı. Hüseyin Yiğitoğlu, 30 yaşında, Erzurum’dan getirdiği o mübarek yemini Ankara’nın betonlarında canıyla ödeyerek ölümsüzleşti.

"O, sadece otuz yıllık bir ömür yaşadı. Ama o otuz yılın her günü, 18 Aralık 1979’da şehadetle taçlanan, sönmeyen bir ülkü ateşinin sembolü olarak kalacaktır."

← Ana Sayfaya Dön