"Bazı ruhlar, sıradan bir hayat sürmek için değil, inandıkları değerler uğruna son nefeslerini vermek için dünyaya gelirler."
YÜREĞİ VATAN ATEŞİYLE YANAN İŞÇİ
Kahramanlık destanı Isparta topraklarında, Bağıllı Kasabası'nda başladı. O, memleketinin taşını, toprağını yüreğinde taşıyan, emeğiyle geçinen bir neferdi. İsmail Esen; Isparta Belediyesi’nin bir işçisi, alın teriyle hayatını kazanan, sade ve mütevazı bir yiğitti. Ancak mesleğinin sadeliği, davasına olan adanmışlığının büyüklüğünü gizleyemezdi. O, hayatını sadece bedeninin gücüyle değil, sahip olduğu yüksek ülkülerle inşa etmişti.
İNANCA ADANMIŞ BİR BİRLİK ÇAĞRISI
Takvimler 15 Aralık 1980’i gösterdiğinde, bu adanmış ruh, omuz omuza verdiği 15 ülküdaşıyla yola çıkmıştı. Bu, sıradan bir yolculuk değildi; bu, bayramın bereketini ve kardeşliğin gücünü pekiştirmek üzere, Bağıllı Ülkü Ocakları Derneği’ne yapılan kutsal bir ziyaretti. Demir atları bir traktördü. Bu mütevazı araç, onların toprağa olan bağlılığını ve samimiyetini temsil ediyordu; 16 yiğit, inançlarının ateşiyle tutuşmuş olarak, kardeşliklerinin gücünü kanıtlamak için ilerliyordu.
ISPARTA'NIN KARANLIK PUSU GÜNÜ
Ne var ki, iyi niyet ve bayram coşkusuyla yola çıkan bu yiğitlerin önüne, karanlık bir gölge düştü. Hainlik, masumiyetin simgesi olan yerde, köy ilkokulunun duvarının ardına gizlenmişti. İki komünist militan, kardeşlik ve barışa uzanan eli kalleşçe hedef aldı. O onurlu kafile, en umulmadık anda, arkalarındaki duvarın gölgesinden gelen kurşunların sesiyle sarsıldı.
Bu, bir çatışma değil, inanç yolunda yürüyenlere karşı kurulmuş alçakça bir pusu idi.
SON NEFES VE ÖLÜMSÜZ YÜRÜYÜŞ
Silahlı saldırı, İsmail Esen’i doğrudan vurdu. O, sırtını dayadığı değerler uğruna düşerken dahi, duruşundan zerre kadar taviz vermedi. Ağır yaralanmıştı, ancak son nefesine kadar gösterdiği metanet, etrafındaki ülküdaşları için bir meşale oldu.
Hastaneye kaldırıldı. Orada, elinden gelen her şeyi veren doktorların çabalarına rağmen, kutsal davası uğruna akıttığı kan onu şehadete ulaştırdı. 15 Aralık 1980 günü, Isparta’nın Gelendost ilçesi, Bağıllı Kasabası, sadece bir işçisini değil, inancının sarsılmaz bir kahramanını kaybetmişti.
İsmail Esen, hayatını verdiği Bağıllı’nın toprağına, ebediyete uğurlandı. Onun bayram ziyareti, son varış noktasına ulaşamadı belki, ama o gün, kardeşlik uğruna can veren bir destan yazdı.
"Onun traktörle çıktığı o son bayram yolculuğu, sadece bir varış noktasına değil, vatanın sarsılmaz hafızasına yapılan ölümsüz bir yürüyüş olarak tarihe kazınmıştır."