"Toprağa düşen her yiğit, bu vatanın çelikten mührüdür. İsmet Demirhan, sadece 22 bahar yaşadı ama ömrünü destana çevirdi."
KİMLİĞİ: ANADOLU'NUN YİĞİT EVLADI
O, Antalya'nın Kaş ilçesi, Ova Beldesi'nin toprağından doğan bir devdi. Adı İsmet Demirhan. Takvimler 1979 yılının Aralık ayını gösterdiğinde, henüz 22 yaşındaydı. Maddi zorluklar, bir çiftçi ailesinin evladı olmasına rağmen onu okullardan ayırmış, hayatını bahçe işlerinde ve toprağın zorlu mücadelesinde geçirmeye mecbur bırakmıştı.
Fakat o, formel bir eğitim alamasa da, mertliğin ve cesaretin en yüksek okulundan mezun olmuştu. İsmet Demirhan, pehlivan cüssesi ve sarsılmaz duruşuyla tanınırdı; öyle bir yapı ki, on kişiyi bile rahatlıkla alt edebilecek güce sahipti. O, sadece bedeniyle değil, karakteriyle de bir kale gibiydi.
KORKU TANIMAYAN RUH VE ADANMIŞLIĞI
İsmet Demirhan'ın adı, Kaş'ın dağlarından Fethiye'nin ovalarına kadar, yiğitliğin ve kararlılığın sembolü olmuştu. Onun davasına olan adanmışlığı o denli kuvvetliydi ki, Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) seçim çalışmaları için Kaş'a gelenleri ailesiyle birlikte ağırlıyor, evini vatan davasının misafirhanesi yapıyordu. Kaş, Elmalı ve Fethiye üçgeninde aktif siyasal faaliyet gösteren, davası uğruna nefes alan bir Ülküdaşımızdı.
Onun heybeti ve namusu öyle bir kalkan oluşturmuştu ki, karanlık güçler, yani komünist militanlar, İsmet Demirhan'ın karşısına silahla bile çıkmaya cesaret edemezlerdi. O, hareketleriyle onlara korku salıyor, duruşuyla geri adım atmayı reddediyordu.
DÖRDE BÖLÜNMÜŞ MUTLULUK
Ne hazindir ki, bu çelik iradeli kahraman, hayatının en taze, en narin mutluluğunu henüz yeni tatmıştı. O karanlık güne dört ay kala evlenmişti. Henüz yuvayı kurmanın, hayat arkadaşının sıcaklığını hissetmenin başında, kişisel saadetini vatanın kaderine feda etmek üzereydi. O, sadece bir yiğit değil, aynı zamanda kısa süren bir aşkın da kahramanıydı.
SON DURUŞ: ALÇAK TUZAK VE VEDA
Takvimler 05 Aralık 1979'u gösterdiğinde, Kaş semalarında bir trajedi sessizce hazırlanıyordu. İsmet Demirhan o gün, günlük işlerini tamamlamış, bir akrabasını ziyaret ettikten sonra yuvasına doğru dönüyordu.
Ancak düşman, onun cesaretine karşı dürüstçe dövüşmek yerine, gölgelerin alçaklığını seçti. Kaş ilçesinden gelen 3 komünist militan, bu görkemli yiğidin yolunu kesti. Korkağın silahı konuşmaya başladı; caniler, İsmet Demirhan'ın üzerine mermi yağdırdılar.
O an, bu pehlivan cüsseli kahramanın son duruşu oldu. Geri adım atmak nedir bilmeyen, hayatı boyunca eğilmeyen bu yürek, o tuzakta şehit düştü. O, kaçarak değil, üzerine yürüyerek düşmanın kirli kurşunlarını göğüsledi.
KANA BOYALAN BOZKURT MÜHRÜ
Şehadetin ardından, can çekişen gövdesinin üzerinde, vatan aşkının en dokunaklı delili bulundu.
İsmet Demirhan'ın cebinde, ülkücü kimliğinin sembolü olan Bozkurt resimleri vardı. O resimler, şehit kanıyla yıkanmış, delik deşik olmuştu. Kurşunlar etini yırtıp geçerken, onun davasına olan sadakatini simgeleyen bu mühürleri de delmişti. O Bozkurtlar, sadece bir fotoğraf değil, onun son nefesiyle mühürlediği adanmışlık yeminiydi.
"İsmet Demirhan’ın 22 yıllık ömrü, bir ulusun kalbine adanmışlık yemini olarak kazındı. O, Antalya’nın dağlarında değil, tarihin sonsuzluğunda yatmaktadır."