"Her yiğit, kendi durduğu yerde destanını yazar. Ali Şenol’un destanı, bir esnaf dükkanından göğe yükselen bir yeminle yazılmıştır."
KİMLİĞİN ÖTESİNDEKİ YEMİN
O, sıradan bir hayatın gölgesinde saklanmayı reddedenlerdendi. Adı, mücadelesinin en keskin ucu olmuştu: ALİ ŞENOL. Nerede doğduğu, belki de ruhunun taşıdığı büyük ideale nispeten önemsizdi; zira o, sadece bir şehre değil, bir inanca doğmuştu. 02 ARALIK 1979 tarihinde, tarihin en çetin sınavlarından birini verdiği İstanbul'da, varlığı, sadece bir kimlikten ibaret değil, savunduğu davanın şeref nişanesiydi.
HASKÖY’ÜN YILMAZ ESNAFI
Ali Şenol’un hayat mevzisi İstanbul Hasköy’de, ekmeğini ve onurunu kazandığı o mütevazı dükkandı. Mesleği ESNAF’tı. Fakat o, sadece ticaret yapmıyor; karanlık ideolojilerin mahalleyi tehdit ettiği bir dönemde, dükkanını adeta bir kale, bir direniş noktası olarak ayakta tutuyordu. O dükkan, onun duruşunun simgesi, vatan toprağına bağlılığının sessiz tanığıydı. O, cepheden kaçmak yerine, gündelik yaşamın ortasında, alın teriyle kazandığı yerde, ülkülerinin bekçiliğini yapıyordu.
KARANLIĞIN BASKIN GÜNÜ
Takvimler, 1979 yılının o soğuk ve kasvetli 02 ARALIK gününü gösteriyordu. Ülkenin üzerine kara bir gölge gibi çöken ideolojik kin, Ali Şenol’un dükkanını hedef aldı. O gün, sadece bir iş yeri değil, bir irade çelikleşmesi, bir inanç kalesi kuşatılıyordu.
OLAY GÜNÜ'nün detayları, Ali Şenol’un son anındaki cesaretini ve duruşunu anlatmaya yetecek kadar net ve o kadar da derindir: Devrimci solcu-komünist militanlar, korkaklığın en şiddetli eylemiyle, bir ESNAF’ın ekmek teknesine silahlı baskın düzenlediler.
SON NEFES, SON MİRAS
O militanlar, dükkana girmekteydiler. Onların amacı sadece can almak değil, Ali Şenol’un temsil ettiği her şeyi, o dükkanın duvarlarından silip atmaktı. Ali Şenol’un o an ne düşündüğü, nasıl bir duruş sergilediği tam olarak bilinmez; ancak bilinen tek bir gerçek vardır ki: O, baskına karşı bir kahraman gibi göğsünü siper etti.
O gün, Hasköy’de, adalet ve iman için çarpışan bir yürek susturuldu. Silahlı saldırının ortasında, dükkanında, kendi onurunun ve inancının nöbetindeyken ŞEHİT EDİLDİĞİ YER: İSTANBUL oldu. Ali Şenol, ideolojisi uğruna canını vermekten çekinmeyerek, düşmanın tam kalbinde, baskın anında şehadete ulaştı. Onun dükkanının kapısı artık sadece bir geçit değil, 02 ARALIK 1979’da yazılan büyük bir destanın giriş kapısıydı.
O, geri adım atmadı, teslim olmadı. Ali Şenol, esnaf cübbesiyle bir kahramanlık ateşi yaktı ve mücadelesini kanıyla mühürledi.
"Ali Şenol, sadece bir baskının kurbanı olmadı; O, dükkanını, inancının en son kalesi yaparak, karanlığa karşı parlayan ebedi bir meşale bıraktı."