"Bazı ruhlar, inançlarının bedelini canlarıyla öderler. Onlar, karanlığın ziline cevap verenlerdir."
KÖKLER VE ADANMIŞLIĞIN DOĞUŞU
Ülkücü Şehit Fatma Yılmaz. Bu isim, fedakârlığın ve tavizsiz duruşun simgesi olarak 27 Kasım 1978 tarihine kazınmıştır. O, Gümüşhane'nin sarp coğrafyasında, Kelkit ilçesine bağlı Başpınar Köyü'nde doğmuştu; Anadolu’nun sağlam iradesini taşıyan bir evlattı. Hayat onu Erzincan merkeze getirmiş, ancak ikamet ettiği bu şehir, kısa sürede onun mücadele alanı olmuştur.
İDEALLERE ADANMIŞ BİR VİCDAN
Fatma Yılmaz, hayatını sadece yaşamakla kalmadı, onu ülkülerinin mücadelesine vakfetti. Metinlerde bir meslek unvanı yazmıyordu belki; ancak onun gerçek mesleği, Türk milliyetçiliğine gönül vermenin ötesinde, bu davanın fiili mücadelesini omuzlamaktı. O, sadece inançlı bir kişi değil, aynı zamanda çevresini aydınlatan bir meşaleydi. Durmaksızın kitap, gazete ve dergi okur, öğrendiklerini çevresindeki insanlarla paylaşarak ideallerini kökleştirirdi. O, inancın kuru bir söz olmadığını, yaşayan ve yayılan bir eylem olduğunu kanıtlayan bir önderdi.
ERZİNCAN’DA KARANLIK GÜN
Tarih, 27 Kasım 1978 Pazartesi akşamını gösteriyordu. Erzincan üzerinde, ülkenin üzerine çöken ideolojik kinin en soğuk gölgesi vardı. Saatler 19.50’yi gösterirken, o günün hain planı devreye sokuldu. Komünist militanlar, kalleşliğin en alçakça eylemiyle, Fatma Yılmaz’ın kapısının önüne ölümcül bir düzenek kurdular.
SON ZİLİN ÇALINIŞI
Sinsi düşmanlar, kapının önüne bombayı yerleştirdikten sonra, arkalarına bakmadan kaçtılar. Geriye, imanı sınayacak o ürkütücü zili çalmak kalmıştı. Zil çaldı. O zayıf ses, aslında dönemin tüm kirli ve korkak eylemlerinin habercisiydi.
Fatma Yılmaz, herhangi bir tereddüt göstermedi. Gecenin o saatinde, kapının ardında neyin beklediğini bilmeden, belki bir komşuya yardım etmek, belki sadece insanlık gereği çağrıya cevap vermek için yürüdü. O, inancına sırt çevirmektense, tehlikeye doğru bir adım atmayı seçti. Kapıyı açtı.
BİR KAHRAMANIN ŞEHADETİ
Zilin çalınmasından hemen sonra, haince yerleştirilen bomba patladı. Fatma Yılmaz’ın duruşu, cesareti ve mücadelesi, o patlamanın gücüyle değil, imanın sonsuzluğuyla mühürlendi. Olay yerinde şehadet mertebesine yükselerek, adını tarihin sayfalarına destansı bir fedakârlıkla yazdırdı.
O gün can veren bu aziz ruhun naaşı, uğruna mücadele ettiği, son nefesini verdiği Erzincan’da toprağa emanet edildi. Fatma Yılmaz’ın hikayesi, inanç için canın feda edildiği 27 Kasım 1978 akşamında, karanlığa kapı açanlara karşı imana kapı açmanın ne demek olduğunu gösteren sarsılmaz bir anıt olarak kaldı.
"Korkaklar zili çalıp kaçtılar; o ise zilin çaldığı her yerde yankılanacak olan sarsılmaz bir imana kapı açtı."