"Bazı hayatlar, sadece bir meslekten ibaret değildir; bazı ruhlar, inançlarının direği olur, fırtınaya rağmen eğilmez."
KİMLİK: ADANMIŞLIĞIN NEFERİ
Adı, Türk Milliyetçiliğinin ve Ülkücü davasının cesaretini fısıldar: Seyfullah Güven. O, İstanbul sokaklarında dolmuşunun direksiyonunda ekmeğini alın teriyle kazanan mütevazı bir şofördü. Ancak hayatını sadece yollara adamadı; yüreğinde taşıdığı büyük sevdası, onu MHP Üsküdar İlçe teşkilatının sarsılmaz bir üyesi yapmıştı. Seyfullah Güven, inanç ve mesleği arasında kurduğu köprüde, davasına adanmışlığın en saf timsali olarak duruyordu.
TEHDİTLERİN GÖLGESİNDE BİR DURUŞ
Vatan sevgisi, 1977 yılının o karanlık günlerinde ağır bir yük ve zorlu bir sınavdı. Seyfullah Güven’in dimdik duruşu, nefretin hedefi olmasına neden oldu. O, kuru bir biyografi maddesi değildi; o, tehditlerin üzerine yürüyen bir cesaretin hikayesiydi. Daha önce de gözdağı verilmiş, ekmek teknesi olan arabası kalleşçe bombalanmıştı. Tüm bu saldırılar, bu kahramanı yolundan döndüremedi. O, tehdide boyun eğmek yerine, davasının sancağını elinde tutmayı seçti; tehlikeyi bile bile, her sabah direksiyon başına geçti.
17 MAYIS 1977: SON SEFER VE İHANET
Ve takvimler, fedakarlığın ve ihanetin kesiştiği o kara günü gösterdi: 17 Mayıs 1977. İstanbul’un yolları, o sabah son yolculuğuna çıkan bir yiğidin adımlarını taşıyordu. Seyfullah Güven, her zamanki gibi dolmuşuna müşteri kabul etti; ancak o koltuklara oturanlar, namuslu yolcular değil, kinle bilenmiş Devrimci-solcu komünist militanlardı. Bu hainler, maskelerini düşürdüler ve ekmek parası için çalışan bir vatan evladını zorla alıkoydular.
ŞEHADET: İNANÇ UĞRUNA VERİLEN CAN
O an, sokaklar sustu, zaman durdu. Seyfullah Güven, zorla kaçırıldığı o bilinmez anlarda dahi inancından zerre kadar taviz vermedi. O, karanlık ideolojilerin karşısında tek başına dik duran bir kalkan gibiydi.
Son durak, Üsküdar Koşuyolu civarı oldu. Kaçırıldığı yerde, hain ellerin kurşunlarıyla şehit edildi. Onun kanı, sadece bir cinayetin değil, bir ideolojinin ve milliyetçi duruşun bedeli olarak toprağa aktı. Şoför Seyfullah Güven, 17 Mayıs 1977 tarihinde, mesleğini icra ederken dahi davasından vazgeçmeyen bir Türk Milliyetçisi olarak, kahramanlık makamına erişti. Onun adı, bir listedeki olgusal bilgi değil, baskıya, tehdide ve ölüme rağmen geri adım atmayanların destanında sonsuza dek yaşayacaktır.
"O, yoldan kazanılan ekmeğin, ülkü uğruna verilen canın şahidi olarak, tarihin kahramanlık defterine adını kanla yazdırdı."