"Yüreğinde taşıdığı inancın bedeli, ne bir makamla ne de bir malla ödenebilirdi; onun bedeli can idi, fedakârlık ve destansı bir duruş."
DOĞDUĞU TOPRAĞIN VEDASI: ŞAKİR BALTA
KÖKLERİ VE MÜHÜRLENMİŞ KİMLİĞİ
Uşak’ın Karahallı ilçesinden, Delihıdırlı Köyü’nden yükselen, 1932 yılının o zorlu kuşağından bir abideydi o. Şakir Balta. O, sadece bir köylü, bir vatandaş değildi; o, hem evli hem de dört evlada kucak açan bir babaydı. Yaşamının her anını ailesine ve inandığı değerlere adayan bu koca çınar, fırtınanın en şiddetli estiği günlerde dahi, davasının sarsılmaz bir neferi olarak MHP yönetim kurulu üyeliği gibi ağır bir sorumluluğu üstlenmişti. O, sadece yönetimde değil, milletinin yüreğinde de bir duruşun timsaliydi.
ADANMIŞLIĞIN AĞIR BEDELİ
Şakir Balta, 1970’lerin karanlık ve çalkantılı günlerinde, ideal uğruna canını ortaya koymaktan çekinmeyenler safındaydı. Her attığı adım, her aldığı karar, sırtında taşıdığı büyük davanın ağırlığını artırıyordu. O, bir yol ayrımında durmuyordu; o, inandığı değerler için sonuna kadar yürüyeceği o çetin yolu seçmişti. Onun duruşu, dönemin tüm tehditlerine karşı verilmiş, sessiz ve kahramanca bir yemindi.
SON YÜRÜYÜŞ: 20 KASIM 1979
Takvimler 20 Kasım 1979’u gösterdiğinde, kader ağlarını sessizce örmüştü. Şakir Balta, o gün, her zamanki gibi Dörtyol mevkiindeki hanesine doğru ilerliyordu. Belki de aklında geride bırakacağı evlatları, belki de yarın ulaşacağı ülküdaşları vardı. Ancak o yol, basit bir eve dönüş güzergâhı olmaktan çıkıp, bir pusunun, bir ihanetin sahnesine dönüştü.
ZULÜM VE ŞEHADET
Uşak’ın Çivril Caddesi üzerinde bulunan tren yolu, o gün o yiğidin son durağı oldu. Pusudaki sırtlanlar, mertlikten nasibini almamış caniler, tam da o demir yolunun üzerinde kahraman Balta’nın önünü kestiler. Karşısına çıkacak cesareti gösteremeyen alçaklar, kahpece kurşunlarını yağdırdılar.
Vurulan sadece bir beden değildi; vurulan, dürüstlük ve adanmışlık yeminiydi. Şakir Balta, inancının sancağını son nefesine kadar taşıyarak, o kutsal demir yolunun hemen yanı başında oracıkta şehitlik mertebesine erişti. Onun son adımı, geri çekilmek değil, karanlığa karşı kararlılıkla yürümekti.
EBEDİ HUZUR
Kahraman, kanıyla suladığı toprağa emanet edildi. Şakir Balta’nın kutlu naaşı, uğruna yaşadığı davasına tanıklık eden, ruhunun doğduğu yer olan Delihıdırlı köyünde, ailesinin ve ülküdaşlarının hüzünlü omuzlarında ebediyete uğurlandı. O, 47 yıllık ömrünü, bir ideal uğruna feda etmiş, adını tarihe altın harflerle yazdırmıştı.
"Bir ülkü uğruna verilen can, ne toprağa karışır ne de unutulur; o, zamana karşı yazılmış en güçlü destandır."