"Bazı ruhlar, vatan toprağının sadık bekçisi olarak doğar ve gençliğin en güzel çağında, bir idealin bedeli olarak ölümsüzlüğe yürür."
KÜTAHYA'NIN GÖKLERİNDEN BİR YILDIZIN DOĞUŞU
O, Kütahya'nın ruhunu taşıyan topraklarda filizlendi. Doğduğu yer, Altıntaş İlçesi'nin mütevazı Sevdiğin Köyü'ydü. Hasan Şimşek, yalnızca köyünün değil, tüm milletinin sevgisini ve davasını yüreğinde taşıyan gencecik bir fidandı. O, çağının meydan okumasına cevap veren, inançla yoğrulmuş bir kimliğin adıydı: Ülkücü Şehit.
ADANMIŞ BİR ÖĞRENCİLİK YEMİNİ
Tarih 9 Kasım 2010’u gösterdiğinde, Hasan Şimşek henüz 21 yaşındaydı. Elinde kalem, yüreğinde vatan aşkı ile Kütahya Dumlupınar Üniversitesi'nde okuyordu. Büro Yönetimi Bölümü’nün 2. sınıfında, sadece ders kitaplarını değil, yüksek ideallerin de sayfalarını çevirmekteydi. O, akademik hayatın zorlukları arasında dahi duruşundan, kararlılığından ve savunduğu değerlerden asla taviz vermeyen bir kahramandı. Üniversite koridorları, onun için sadece bir eğitim yuvası değil, aynı zamanda milli duruşun sergilendiği bir cepheydi.
O KARANLIK GÜN VE SON DURAĞA YÜRÜYÜŞ
Dumlupınar Üniversitesi Germiyan Kampüsü’nde fitili ateşlenen o karanlık gün, sadece bir kavgadan ibaret değildi; bu, iki farklı ideolojinin amansız çarpışmasıydı. Kampüs önünde başlayan gerilim, kısa sürede şiddetin gölgesi altında yakındaki otobüs durağına kadar yayıldı.
Hasan Şimşek, günün yorgunluğunu geride bırakıp evine dönmek için otobüs bekliyordu. Tamamen silahsız, zihni dinlenmekte olan bir öğrenciydi. Ancak düşman, onun yalnızlığını ve savunmasız anını bekliyordu. Aynı sınıfta okuyan, hain bir terör örgütünün (PKK militanı) karanlık nefretiyle bilenmiş bir el, en masum anda onu hedef aldı.
KALPTEKİ MÜHÜR: BİR KAHRAMANIN ŞEHADETİ
Otobüs durağındaki o an, bir yiğidin destanlaştığı andı. Hasan Şimşek, hain bir pusuyla yüzleşti. Teröristin alçakça saldırısı, birden fazla yerden bedenine isabet etti. Ancak bıçağın en derine işlediği yer, sadece bedeni değil, onun bütün ülkülerini taşıyan kalbi oldu.
Hasan, sadece bir öğrenci olarak değil, ideallerinin kahramanı olarak düştü o Kütahya toprağına. Gençliğinin baharında, 9 Kasım 2010 tarihinde, davasına olan adanmışlığını en yüce bedel ile mühürledi. Onun şehadeti, sadece bir kayıp değil, milli duruşun ve cesaretin Kütahya’da yankılanan ölümsüz sesidir.
"Hasan Şimşek’in adı, Kütahya'nın sadece üniversite kampüslerinde değil, vatan sevdası ile yanan her genç kalpte, al bayrağın altında sonsuza dek bir hürriyet dersi olarak yankılanacaktır."