"Bazı hayatlar, sadece yaşanmak için değil, uğruna ölünmek için yazılmıştır."
GAZİANTEP’İN YİĞİT KALKANI
Gaziantep’in toprağında doğdu, yüreğinde vatan aşkının en kutsal yeminini taşıdı: Mehmet Çapar. Genç bir fidanın tüm heyecanıyla, Hukuk Fakültesi’nin zorlu merdivenlerini tırmanıp, adaletin kalkanı olmak üzere İstanbul’dan yurduna döndü. O, sadece bir avukat değildi; o, hakkı savunan, karanlığa karşı duran bir iradeydi. 1977 yılına gelindiğinde, henüz 33 yıllık ömrüne sığdırdığı liderlik, sadece mesleğiyle sınırlı kalmadı. O, halkının hizmetkârı oldu; Gaziantep Şoförler Cemiyeti Başkanlığını üstlenerek sıradan insanın derdine ortak oldu. Ama kaderi, onu daha büyük bir ateşe çağırdı.
ADANMIŞLIĞIN EN YÜKSEK MAKAMI
Mehmet Başkan, tüm tehlikeleri göze alarak MHP Gaziantep Merkez İlçe Başkanı unvanıyla mücadelenin ön cephesine geçti. Bir yandan hukukun üstünlüğünü savunurken, diğer yandan bölünme ve kaos tehdidi altındaki memleketinin siyasi sancağını en tepeye dikti. O biliyordu ki, liderlik sadece onur değil, aynı zamanda hedefin en büyüğü olmaktı. Evliydi, geride gözü yaşlı bir eş ve henüz hayatının baharında bir evlat bırakmıştı. Fakat bu kutsal emanetler dahi, onu adanmışlık yolundan alıkoyamadı. O, her adımını, kendi canından çok sevdiği milletinin bekası için atıyordu.
O KARANLIK CUMA AKŞAMI
Takvimler 4 Kasım 1977 Cuma akşamını gösteriyordu. Hava kararmış, Gaziantep’in İnönü Caddesi üzerindeki Keleşhoca Sokak, sükûnete bürünmüştü. Mehmet Başkan, bir oto ticarethanesinin önünde bulunduğu o anda, namluların gölgesinin kendisine uzandığını biliyordu. Huzuru ve birliği hedef alan bölücü-komünist militanlar, en kolay, en hain yolu seçtiler: pusu kurmayı. Saat 19.00 sıralarında, liderlerin korkusuz duruşunu sindirmek isteyen karanlık eller harekete geçti.
KAHRAMANLAR KERVANINA KATILIŞ
Sokak birdenbire dehşetli bir silah sesine boğuldu. Hain kurşunlar, Mehmet Çapar’ın yiğit göğsüne isabet etti. O, vatanına adadığı ömrün son saniyelerinde dahi geri adım atmadı. Hukukun kalkanı, milletinin sancağı olan bu adam, kirli ellerin açtığı ateşte şehit düştü. 33 yaşındaki bir lider, Gaziantep’in sokaklarında, inancının ve davasının bedelini canıyla ödedi. O, kuru bir ölüme değil; tarihin destanlarına yazılacak, sonsuzluğa uzanan bir kervana katıldı.
"Mehmet Çapar düşmedi; o, milletinin hatırasında sonsuz bir sancağa dönüştü."