TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN PAN-TÜRKİST UFKU: ENVER PAŞA VE TÜRK DÜNYASI İDEALİZMİNİN SİYASİ-ASKERİ ANALİZİ -Yunus Buğra YILMAZ
Bu çalışma, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemine ve Türk dünyasının dönüm noktasına damgasını vuran İsmail Enver Paşa’nın (1881-1922) hayatını, askeri stratejilerini ve ideolojik dönüşümünü Türk milliyetçiliği ekseninde incelemektedir. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin önder figürlerinden biri olan Enver Paşa, İmparatorluğun dağılma sürecinde Türk milletinin bekasını ve bağımsızlığını merkeze alan radikal hamleler gerçekleştirmiştir. Sadece Osmanlı coğrafyasıyla sınırlı kalmayıp Türkistan coğrafyasına uzanan Turan ve Türkçü bakışı ve hedefi, Türk askeri ve siyasi tarihinin en özgün sayfalarından birini oluşturmaktadır. Makale, Enver Paşa'nın meşrutiyet devrimciliğinden Kafkas İslam Ordusu stratejisine ve Türkistan Basmacı Hareketi'ne uzanan mücadele hattını akademik ve metodolojik bir yaklaşımla değerlendirmektedir.
TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN PAN-TÜRKİST UFKU: ENVER PAŞA VE TÜRK DÜNYASI İDEALİZMİNİN SİYASİ-ASKERİ ANALİZİ
Yunus Buğra YILMAZ
Bu çalışma, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemine ve Türk dünyasının dönüm noktasına damgasını vuran İsmail Enver Paşa’nın (1881-1922) hayatını, askeri stratejilerini ve ideolojik dönüşümünü Türk milliyetçiliği ekseninde incelemektedir. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin önder figürlerinden biri olan Enver Paşa, İmparatorluğun dağılma sürecinde Türk milletinin bekasını ve bağımsızlığını merkeze alan radikal hamleler gerçekleştirmiştir. Sadece Osmanlı coğrafyasıyla sınırlı kalmayıp Türkistan coğrafyasına uzanan Turan ve Türkçü bakışı ve hedefi, Türk askeri ve siyasi tarihinin en özgün sayfalarından birini oluşturmaktadır. Makale, Enver Paşa'nın meşrutiyet devrimciliğinden Kafkas İslam Ordusu stratejisine ve Türkistan Basmacı Hareketi'ne uzanan mücadele hattını akademik ve metodolojik bir yaklaşımla değerlendirmektedir.
1. Giriş:
19. Yüzyıl Sonu Türk Milliyetçiliği ve Enver Paşa'nın Doğuşu
19. yüzyılın son çeyreği, Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlar ve Kafkasya üzerinden sistemli bir şekilde geriletildiği, Türk varlığının açık bir beka tehdidiyle karşı karşıya kaldığı tarihsel bir kesittir. Bu bunalımlı dönemde, Türk milliyetçiliği fikri yalnızca entelektüel bir temayül olarak kalmamış; Türk askeri elitinin devlet ve milleti kurtarma stratejisinin temeline yerleşmiştir.[1]
İsmail Enver Paşa, 22 Kasım 1881 tarihinde İstanbul Divanyolu’nda dünyaya gelmiştir. Babası Nafia Nezareti'nde fen memurluğu ve Surre Eminliği görevlerinde bulunan, sivil paşalığa yükselen Hacı Ahmet Paşa (1860-1939), annesi ise Ayşe Dilara Hanım’dır. Baba tarafının Gagavuz Türk soyuna dayanması, Enver Paşa’nın aile kökleri bakımından Türk dünyasının geniş coğrafi derinliğiyle organik bağını simgelemektedir.[2] Beş çocuklu ailenin en büyüğü olan Enver Paşa’nın kardeşleri; Bakü’yü işgalden kurtaran Kafkas İslam Ordusu Komutanı Nuri Paşa (Killigil), diplomat Kâmil Killigil ve Genelkurmay Başkanlığı yapacak olan Kâzım Orbay ile evlenen Mediha Hanım’dır.[3] Babasının memuriyeti vesilesiyle taşra ve merkez coğrafyalarını erken yaşta tanıyan Enver Paşa, askeri eğitimi boyunca İmparatorluğun varlık mücadelesini bizzat müşahede etmiştir.
2. Hürriyet Kahramanlığından Devlet Aklına: İttihat ve Terakki ve Bâb-ı Âli
Manastır ve Selanik merkezli 3. Ordu bünyesinde göreve başlayan Enver Paşa, Balkanlar’daki çete takibi süreçlerinde gayrinizami harp tecrübesi kazanmıştır. Osmanlı'nın Balkanlar'da maruz kaldığı etnik milliyetçilik dalgaları ve büyük devletlerin müdahaleleri, İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) kadrolarında Türk milletinin öz gücüne dayanan bir milli şuurun gelişmesini tetiklemiştir.[4]
1908 yılında II. Meşrutiyet’in ilanına giden süreçte dağa çıkarak "Hürriyet Kahramanı" sıfatını kazanan Enver Bey, Osmanlıcılık ideolojisinin tasfiye olduğu ve Türk milliyetçiliğinin yükseldiği dönüşümün ana aktörü haline gelmiştir. 1911 Trablusgarp Savaşı’nda Mustafa Kemal Bey ile birlikte yerel unsurları organize ederek İtalyan işgaline karşı yürütülen gayrinizami harp, Türk milliyetçisi kadroların askeri teşkilatçılık yeteneğini perçinlemiştir.[5]
1912 Balkan Savaşları yenilgisi, Türk milliyetçiliği tarihinde ontolojik bir kırılma yaratmıştır. Balkanlar’daki Türk varlığının tasfiyesi ve Edirne’nin kaybı üzerine Enver Paşa, 23 Ocak 1913’te Bâb-ı Âli Baskını’nı organize ederek yönetimi İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kontrolüne geçirmiştir. Edirne’nin geri alınmasıyla "Edirne Fatihi" unvanını alan Enver Paşa, Osmanlı ordusunu modernize etmek amacıyla Harbiye Nazırı ve Başkumandan Vekilliği makamlarına getirilmiştir. Bu süreçte yaşlı ve yetersiz subayların tasfiyesi, genç ve milli şuura sahip kadroların komuta kademelerine getirilmesi orduda köklü bir reform sağlamıştır.[6]
[İSMAİL ENVER PAŞA]
│
┌─────────────────────────────┼─────────────────────────────┐
▼ ▼ ▼
[Askeri Devrimcilik] [Siyasi & Hanedan Bağı] [Doğu Vizyonu & Turan]
- 3. Ordu / Hürriyet Dağları - Naciye Sultan İttifakı - Kafkas İslam Ordusu
- Trablusgarp Gayrinizami - Harbiye Nazırlığı / - Türkistan Basmacı
Harp Stratejisi Başkumandan Vekilliği Mücadelesi (1921-1922)
- Bâb-ı Âli Baskını (1913)
3. Birinci Dünya Savaşı, Hanedan İttifakı ve Kafkas İslam Ordusu Stratejisi
Enver Paşa, 1914 yılında Padişah Sultan Abdülmecid’in torunu (Şehzade Süleyman’ın kızı) Naciye Sultan ile evlenerek Osmanlı hanedanına damat olmuştur. Bu evlilik, ordu ile devlet gelenegi arasındaki bağı güçlendirmenin yanı sıra Türk devletçilik anlayışında köklü bir sembolizm taşımaktadır. Bu evlilikten Türkân Mayatepek (ö. 1989), Mahpeyker Ürgüp ve Ali Enver Akoğlu (1921-1971) dünyaya gelmiştir.[7]
I. Dünya Savaşı arifesinde Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanmasını önlemek ve Çarlık Rusyası tehdidini bertaraf etmek amacıyla Almanya ile askeri ittifak kurulmuştur. Türk milliyetçiliği açısından I. Dünya Savaşı, yalnızca bir müdafaa savaşı değil; Rus işgali altındaki Türk dünyasının özgürleştirilmesi fikrinin de sahadaki uygulaması olmuştur.[8]
Sarıkamış Harekâtı (1914-1915), zorlu iklim ve lojistik imkânsızlıklara rağmen Kafkasya ve Bakü hattındaki Türk varlığını koruma stratejisinin ampirik bir tezahürüdür. Savaşın ilerleyen safhalarında Rusya’da meydana gelen 1917 Bolşevik İhtilali, Enver Paşa’ya Doğu vizyonunu hayata geçirme imkânı sunmuştur. Enver Paşa’nın talimatıyla kurulan ve komutanlığına kardeşi Nuri Paşa’nın getirildiği Kafkas İslam Ordusu, 15 Eylül 1918’de Bakü’yü işgalci Taşnak ve İngiliz kuvvetlerinden kurtarmıştır. Bu zafer, Azerbaycan Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını güvenceye almış ve Türk dünyası jeopolitiğinde tarihi bir kırılma noktası teşkil etmiştir.[9]
4. Sürgün Dönemi, Bolşevik Dinamiği ve Türkistan Mücadelesi
Mondros Mütarekesi’nin (30 Ekim 1918) ardından Enver Paşa ve İttihatçı liderler, vatan topraklarının işgaline karşı mücadeleyi dışarıdan desteklemek ve Türk dünyası ekseninde yeni bir cephe açmak amacıyla Almanya ve ardından Sovyet Rusya’ya geçmişlerdir.
Enver Paşa’nın Sovyet yönetimiyle kurduğu geçici temaslar, ilk etapta emperyalist İtilaf Devletleri’ne karşı ortak bir cephe oluşturma amacına dayanmaktaydı. Ancak Bolşeviklerin Türkistan’daki Türk halklarına yönelik baskı politikaları ve merkeziyetçi Sovyet tutumu, Enver Paşa’nın komünist rejimle yollarını kesin olarak ayırmasına neden olmuştur.[10]
1921 sonbaharında Türkistan’a geçen Enver Paşa, Fergana ve Buhara bölgelerinde Sovyet işgaline karşı direnen Basmacı Hareketi’nin başına geçmiştir. Enver Paşa, dağınık haldeki yerel direniş gruplarını Türk milliyetçiliği ve Turan mefkûresi etrafında birleştirerek düzenli bir askeri yapıya kavuşturmayı hedeflemiştir.[11] Bu hamle, Türk milliyetçiliğinin yalnızca Anadolu ile sınırlı olmadığını, Adriyatik'ten Çin Seddi'ne uzanan tarihsel ve coğrafi bir bütünlüğe sahip olduğunu gösteren somut bir eylemdir.
5. Şehadet ve Tarihsel Miras
Enver Paşa, 4 Ağustos 1922 tarihinde, Kurban Bayramı’nın ilk günü Tacikistan sınırları içerisindeki Belcivan yakınlarında bulunan Ab-ı Derya köyünde, Yagane Tepesi'nde Bolşevik (Kızıl Ordu) birlikleriyle girdiği eşitsiz bir çatışmada ön saflarda savaşarak şehit düşmüştür.[12]
Enver Paşa’nın naaşı, uzun yıllar şehit olduğu coğrafyada kalmış; Türk devletinin ve milletinin vefası gereği 1996 yılında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in girişimleriyle Türkiye’ye getirilerek İstanbul Abide-i Hürriyet Tepesi’ndeki anıt mezara defnedilmiştir.
Dönem / Alan Tarih / Olay Milliyetçi Strateji ve Vizyon
1908 Devrimi Resne ve Manastır Dağları Mutlakiyete karşı Türk askeri elitinin milli direnişi.
Trablusgarp (1911) Bingazi ve Derne Cephesi Halkın gayrinizami harp yöntemleriyle örgütlenmesi.
Bâb-ı Âli (1913) Edirne'nin Geri Alınması Devlet aklının millileşmesi ve ordu modernizasyonu.
Kafkasya (1918) Kafkas İslam Ordusu / Bakü Azerbaycan Türklerinin hürriyeti ve Doğu Kapısı’nın açılması.
Türkistan (1921-1922) Basmacı Hareketi Turan mefkûresi uğruna Bolşevik işgaline karşı son barikat.
Sonuç
İsmail Enver Paşa, Türk milliyetçiliği tarihinin teoriden pratiğe geçiş aşamasındaki en trajik ve en cesur aktörüdür. Onun hayatı, yıkılmakta olan bir imparatorluğun enkazı altından Türk milletinin bağımsızlığını çıkarma ve Türk dünyasını tek bir ideal etrafında toplama mücadelesidir.
Askeri kararları ve siyasi tercihleri tarihçiler arasında farklı platformlarda tartışılmaya devam etse de Enver Paşa’nın samimiyeti, vatana olan adanmışlığı ve Türkçü vizyonu Türk milli hafızasında müstesna bir yere sahiptir. Enver Paşa, Kafkasya’dan Türkistan’a kadar uzanan hatta Türk milletinin bekası ve bağımsızlığı için hayatını feda eden bir "Mefkûre Şehidi" olarak tarihteki sarsılmaz yerini almıştır.
Dipnotlar / Kaynakça
• [1] Akçura, Yusuf. Üç Tarz-ı Siyaset, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1987, s. 18-25.
• [2] Aydemir, Şevket Süreyya. Makedonya’dan Ceyhun’a Enver Paşa, Cilt I, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1992, s. 35-42.
• [3] Bardakçı, Murat. Enver, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2015, s. 12-18.
• [4] Hanioğlu, M. Şükrü. Bir Siyasal Örgüt Olarak Osmanlı İttihad ve Terakki Cemiyeti ve Jön Türklük, İletişim Yayınları, İstanbul, 1989, s. 110-115.
• [5] Kurat, Akdes Nimet. Türkiye ve Rusya: XVIII. Yüzyıl Sonundan Kurtuluş Savaşına Kadar, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1990, s. 210-218.
• [6] Ortaylı, İlber. İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, Timaş Yayınları, İstanbul, 2008, s. 285-290.
• [7] Bardakçı, a.g.e., s. 85-92.
• [8] Zürcher, Erik Jan. Modernleşen Türkiye’nin Tarihi, İletişim Yayınları, İstanbul, 2003, s. 165-172.
• [9] Süleymanov, Manaf. Kafkas İslam Ordusu ve Azerbaycan, Azerbaycan Devlet Yayınları, Bakü, 1999, s. 45-62; Ayrıca bkz. Bal, Halil Bal. Kafkas İslam Ordusu'nun Harekâtı ve Bakü'nün Kurtuluşu, İDÜ İFK Dergisi, 2014.
• [10] Yamauchi, Masayuki. Hoşnut Olamamış Adam Enver Paşa: Türkiye’den Türkistan’a, Bağlam Yayınları, İstanbul, 1995, s. 78-94.
• [11] Hayit, Baymirza. Türkistan Devletlerinin Milli Mücadeleleri Tarihi, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1995, s. 205-220.
• [12] Togan, Zeki Velidi. Hatıralar: Türkistan ve Diğer Müslüman Doğu Türklerinin Milli Varlık ve Kültür Mücadeleleri, Tan Matbaası, İstanbul, 1969, s. 380-395.