KALEMİ KILIÇ, KELAMI KURŞUN BİR TÜRK MİLLİYETÇİSİ: NECDET SEVİNÇ Yunus Buğra YILMAZ
Türk basın tarihinin ve milliyetçi düşünce dünyasının en özgün, en mücadeleci simalarından biri şüphesiz Necdet Sevinç’tir. Hayatını Türk tarihine, kültürüne ve milliyetçilik ülküsüne adayan Sevinç; "Küçük Dev Adam" lakabıyla anılan, yazdığı yazılar nedeniyle kurşunlanan, mahkeme salonlarında ömür tüketen fakat inandığı doğrulardan asla taviz vermeyen eğilmez bir kalemdir.
KALEMİ KILIÇ, KELAMI KURŞUN BİR TÜRK MİLLİYETÇİSİ: NECDET SEVİNÇ
Yunus Buğra YILMAZ
Türk basın tarihinin ve milliyetçi düşünce dünyasının en özgün, en mücadeleci simalarından biri şüphesiz Necdet Sevinç’tir. Hayatını Türk tarihine, kültürüne ve milliyetçilik ülküsüne adayan Sevinç; "Küçük Dev Adam" lakabıyla anılan, yazdığı yazılar nedeniyle kurşunlanan, mahkeme salonlarında ömür tüketen fakat inandığı doğrulardan asla taviz vermeyen eğilmez bir kalemdir.
Gençlik Yılları ve Basın Hayatına İlk Adım
Necdet Sevinç, 1944 yılında Gaziantep’te dünyaya geldi. İlk ve ortaöğrenimini burada tamamladı. Onun dik duruşu ve kalemiyle mücadelesi henüz lise yıllarında başladı. Gaziantep Lisesi son sınıf öğrencisiyken, okul dergisinde "Allah’ın olmadığını" iddia eden felsefe öğretmenine yerel bir gazetede sert bir cevap verdi. Bu cesur çıkışı nedeniyle okuldan uzaklaştırıldı ve lise tahsilini tamamlayamadı.
Bu olay, onun profesyonel yazı hayatının da kapısını araladı. Gaziantep’te başlayan gazetecilik serüvenini sürdürmek amacıyla İstanbul’a geldi. İstanbul basınında kısa sürede kendine yer bulan Sevinç; Haber, Durum, Bizim Anadolu, Hergün, Ortadoğu, Günaydın, Kurultay ve Yeniçağ gibi pek çok gazetede muhabirlik, köşe yazarlığı ve genel yayın yönetmenliği yaptı.
Davalar, Saldırılar ve Cezaevi Yılları
Necdet Sevinç, Türkiye’de hakkında en çok dava açılan ve yüzlerce yıl mahkûmiyeti istenen gazetecilerden biriydi. Fikirlerinden ve yazdığı sivri dilli yazılardan dolayı:
• İki kez silahlı saldırıya uğradı ve yaralandı.
• Asliye Ceza, Ağır Ceza, Sıkıyönetim ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinde yargılandı.
• 1974 affıyla Bayrampaşa Cezaevi'nden tahliye edilmesine rağmen, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından yeniden tutuklandı.
• Ömrünün yaklaşık 5 yılını Bayrampaşa, Paşakapısı, Silivri, Kastamonu/Daday ve Erzincan/Tercan cezaevlerinde geçirdi.
Onun için zindanlar birer okul, daktilosu ise en güçlü silahı oldu.
Fikir Dünyası ve Edebi Kişiliği
Necdet Sevinç, yalnızca günlük siyasi polemikler üreten bir köşe yazarı değildi. O, Türk tarihini, sosyo-ekonomik yapısını ve kültürel dokusunu derinlemesine inceleyen üretken bir araştırmacıydı. Eserlerinde Osmanlı sosyal yapısını, Türk aşiretlerini, misyonerlik faaliyetlerini ve azınlık isyanlarını birer tarihçi titizliğiyle ele aldı.
Ayrıca edebi yönünü de kanıtlayan Sevinç, cezaevi yıllarının ve mücadelesinin izlerini taşıyan hikayeler de kaleme aldı. Türk töresine, aile yapısına ve kadının Türk toplumundaki yerine özel bir önem atfetti.
Başlıca Eserleri
Necdet Sevinç, ardında kütüphaneleri dolduracak nitelikte onlarca araştırma, inceleme, deneme ve öykü kitabı bıraktı. En çok ses getiren eserlerinden bazıları şunlardır:
Tarih ve Araştırma Kitapları
• Osmanlı'nın Yükselişi ve Çöküşü
• Osmanlılar'da Sosyo-Ekonomik Yapı (2 Cilt)
• Eski Türkler'de Kadın ve Aile
• Arşiv Belgeleriyle Tehcir, Ermeni İddiaları ve Gerçekler
• Osmanlı'dan Günümüze Misyoner Faaliyetleri
• Gaziantep'te Türk Boyları, Türk Aşiretleri, Türk Oymakları
• İstiklal Harbi'nde Etnik İhanet / Pontus'ta Hesaplaşma
Deneme, Fıkra ve Anı-Belge
• Yazarını Kurşunlatan Yazılar
• Sanık Yazılar
• Tutanak
• Ferman
• Ülkücüye Notlar / Ajan Okulları
Öykü ve Tiyatro
• Acının Tadı (Öykü)
• Duruşmalar (Oyun)
Aramızdan ayrılışı...
Türk milliyetçiliğinin usta kalemi, 23 Temmuz 2011 tarihinde tedavi gördüğü İstanbul Florance Nightingale Hastanesinde 67 yaşında hayatını kaybetti. Fatih Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Türk bayrağına sarılı tabutu, dostları ve sevenlerinin omzunda Ulus Mezarlığı’na götürülerek ebedi istirahatgahına tevdi edildi.
Son Söz yerine; Eşi Sevgi Sevinç'in onun ardından kurduğu şu cümleler, Necdet Sevinç’in yaşam öyküsünü en net biçimde özetler: "Onun kalemi kılıç gibi keser, mermi gibi deler geçerdi..."