JAMBIL JABAYEV: KAZAK HALKININ SESİ-Yunus Buğra YILMAZ
Jambıl Jabayev, Kazak halkının sesi olmuş bir ozandır; 1846’da Betpak-Dala’da doğmuş, 1945’te Almatı’da vefat etmiştir. Şiirleriyle hem Çarlık döneminin zulmüne hem de Sovyet ideolojisinin baskısına tanıklık etmiş, halkın direncini ve kültürel kimliğini dombra eşliğinde dile getirmiştir.
Yunus Buğra YILMAZ
Kazak bozkırlarının sonsuz ufkunda yankılanan bir ses, halkın acısını, sevincini ve direncini dile getirdi: Jambıl Jabayev. 1846’da Betpak-Dala’da doğan bu büyük ozan, 99 yıllık ömrü boyunca Kazak halkının tarihine tanıklık etti. Dombra’sıyla söylediği aytıslar (atışmalar) ve destanlar, yalnızca bir sanat biçimi değil, halkın vicdanıydı.
Jabayev, şiiri bir eğlence değil, toplumsal bir sorumluluk olarak gördü. “Ağlatmıyor ya da güldürmüyorsa şiir değildir,” derken, sanatın halkla bağını vurguluyordu. 1900’lü yıllarda “Atışmanın Kanatlı Kuşu” unvanını aldı; kahramanlık destanlarıyla Kazak kültürünün sözlü mirasını yaşattı. 1916’daki halk isyanı sırasında, Çar yönetiminin zulmüne karşı direnişi dizelerine taşıdı. Sovyet döneminde ise ideolojik baskılara rağmen halkın öz sesini korumayı başardı.
Jabayev’in şiirleri, Kazakistan sınırlarını aşarak Azerbaycan, Rusya ve Orta Asya’da yankı buldu. Azerbaycan’ın Edebiyat Gazetesi gibi yayınlarında eserleri yer aldı; Samet Vurgun ve Süleyman Rehimov onun hakkında makaleler kaleme aldı. Bugün Kazakistan’ın Jambıl ili onun adını taşır; Taraz şehri uzun yıllar boyunca “Jambıl” olarak anılmıştır.
Sovyet döneminde Lenin Nişanı, Stalin Ödülü ve Kızıl Bayrak İşçi Nişanı ile onurlandırıldı. Halk arasında “Kazak Homeros’u” olarak anılması, onun destansı anlatım gücünün bir göstergesidir.
Jambıl Jabayev, Kazak halkının özgürlük arayışını, kültürel kimliğini ve tarihî hafızasını dombra tınısına dönüştüren bir bilgedir. Bugün onun dizeleri, yalnızca Kazak edebiyatının değil, Türk dünyasının ortak sesi olarak yaşamaktadır.
