**ZOR ZAMANLARDA BİR HUKUK ABİDESİ: ÜLKÜCÜ AVUKAT MEHMET RAFET EKE -Haytaoğlu Yunus Buğra YILMAZ**
Mehmet Rafet Eke, Türk milliyetçiliği ve Ülkücü hareket tarihinde sadece fikirleriyle değil, bilhassa çalkantılı dönemlerde üstlendiği hukuki sorumluluklarla tanınan sembol bir hukukçu ve dava adamıdır. Özellikle 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi öncesi ve sonrasındaki yargılama süreçlerinde Ülkücü gençlerin ve MHP mensuplarının savunmalarında aktif rol alarak camianın "Avukat Ağabeyi" olarak anılmıştır.
ZOR ZAMANLARDA BİR HUKUK ABİDESİ: ÜLKÜCÜ AVUKAT MEHMET RAFET EKE
Haytaoğlu Yunus Buğra YILMAZ
Mehmet Rafet Eke, Türk milliyetçiliği ve Ülkücü hareket tarihinde sadece fikirleriyle değil, bilhassa çalkantılı dönemlerde üstlendiği hukuki sorumluluklarla tanınan sembol bir hukukçu ve dava adamıdır. Özellikle 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi öncesi ve sonrasındaki yargılama süreçlerinde Ülkücü gençlerin ve MHP mensuplarının savunmalarında aktif rol alarak camianın "Avukat Ağabeyi" olarak anılmıştır.
Hayatı ve Yetişme Çağı
Mehmet Rafet Eke, gençlik yıllarından itibaren Türk milliyetçiliği ülküsünü benimsemiş, milli ve manevi değerleri merkeze alan bir hayat çizgisi izlemiştir. Hukuk eğitimini tamamladıktan sonra serbest avukatlık yapmaya başlamış ve mesleki birikimini Türk milliyetçiliği davasının hukuki boyutuna adamıştır.
1970'li yıllar Türkiye'sinin sosyal ve siyasal çalkantılarla dolu ortamında, adalet mekanizmasının işleyişi ve gençlik hareketlerinin hukuk güvencesine kavuşması konusunda öncü bir duruş sergilemiştir.
12 Eylül Öncesi ve Sonrası Hukuk Mücadelesi
Mehmet Rafet Eke’nin ismi, Türk hukuk tarihi ve Ülkücü hareket açısından en kritik dönem olan 12 Eylül 1980 darbe dönemi ile özdeşleşmiştir.
MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası
12 Eylül darbesinin ardından açılan devasa mahkemelerde, Alparslan Türkeş başta olmak üzere yüzlerce MHP yöneticisi ve Ülkücü genç yargılanmıştır. Mehmet Rafet Eke:
• Savunma Avukatlığı: Mamak Askeri Cezaevi şartlarında ve Sıkıyönetim Mahkemelerinde Ülkücü kadroların savunmasını üstlenen çekirdek avukat grubunun içerisinde yer almıştır.
• Adalet Vurgusu: İşkencelerin, usulsüz yargılamaların ve ideolojik kararların gölgesinde geçen duruşmalarda, hukukun evrensel ilkelerini ve savunma hakkını cesaretle savunmuştur.
• Moral ve Dayanışma: Sadece adliye koridorlarında değil, cezaevlerindeki tutukluların ve onların ailelerinin maddi-manevi en büyük destekçilerinden biri olmuştur.
Dava Anlayışı ve Hukukçu Kimliği
Ülkücü camia içerisinde Mehmet Rafet Eke'yi seçkin kılan en temel nitelik, onun sergilediği son derece ilkeli duruştur. Hukukun üstünlüğünü ve savunma hakkının kutsallığını her türlü siyasi konjonktürün üstünde tutan Eke, adalete olan inancından hiçbir zaman taviz vermemiştir.
Meslek hayatı boyunca büyük bir fedakârlık örneği göstererek, çoğu zaman hiçbir maddi karşılık beklemeden imkânı olmayan Ülkücü gençlerin davalarını üstlenmiş ve gönüllü bir hukuk mücadelesi yürütmüştür. Sıkıyönetim dönemlerinin getirdiği baskıcı ve zorlu ortamlarda dahi gösterdiği olağanüstü cesaretle tanınan Eke, hiçbir tehdide boyun eğmeyerek inandığı değerleri ve hukukun evrensel ilkelerini mahkeme salonlarında yüksek sesle dile getirmekten çekinmemiştir.
Mirası ve Camia İçindeki Yeri
Mehmet Rafet Eke, Türk milliyetçiliği hareketinde bir hukukçunun nasıl durması gerektiğinin örnek bir temsilcisidir. Kendisinden sonra gelen birçok milliyetçi hukukçu ve avukat için yol gösterici bir figür olmuştur.
Onun mücadelesi; hukukun adalete hizmet etmesi gerektiği inancının, zor zamanlarda sergilenen fedakârlıkla birleştiği tarihi bir hafıza olarak Ülkücü hareketteki müstesna yerini korumaktadır.