TÜRK SENDİKAL HAREKETİNDE MİLLİ BİR ÇİZGİ: MİLLİYETÇİ İŞÇİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU (MİSK) -Yunus Buğra YILMAZ
Türkiye’de işçi ve emek hareketinin gelişimi, ülkenin siyasi ve sosyo-ekonomik dinamikleriyle her dönem iç içe olmuştur. Özellikle 1970'li yıllar, Türkiye'de ideolojik kutuplaşmaların ve sendikal bölünmelerin en yoğun yaşandığı dönemi simgeler. Sol ideolojik çizgideki DİSK ve daha merkez/liberal çizgide değerlendirilen Türk-İş’in yanı sıra milliyetçi-toplumcu bir işçi hareketi ihtiyacından doğan Milliyetçi İşçi Sendikaları Konfederasyonu (MİSK), Türk çalışma hayatının özgün yapılarından biri olarak öne çıkar.
TÜRK SENDİKAL HAREKETİNDE MİLLİ BİR ÇİZGİ: MİLLİYETÇİ İŞÇİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU (MİSK)
Yunus Buğra YILMAZ
Türkiye’de işçi ve emek hareketinin gelişimi, ülkenin siyasi ve sosyo-ekonomik dinamikleriyle her dönem iç içe olmuştur. Özellikle 1970'li yıllar, Türkiye'de ideolojik kutuplaşmaların ve sendikal bölünmelerin en yoğun yaşandığı dönemi simgeler. Sol ideolojik çizgideki DİSK ve daha merkez/liberal çizgide değerlendirilen Türk-İş’in yanı sıra milliyetçi-toplumcu bir işçi hareketi ihtiyacından doğan Milliyetçi İşçi Sendikaları Konfederasyonu (MİSK), Türk çalışma hayatının özgün yapılarından biri olarak öne çıkar.
Kuruluşu ve Tarihsel Arka Planı
MİSK, 1970’lerin ilk yarısında milli ve mukaddesatçı değerleri temel alan bir işçi hakları savunuculuğu iddiasıyla kurulmuştur. Konfederasyonun temelleri atılırken ilk dönem kurucuları arasında Veli Özel (Genel Başkan) ve Ömer Faruk Akıncı (Genel Sekreter) gibi isimler öne çıkmıştır. İlerleyen süreçte organizasyonun güçlenmesiyle birlikte, 1970'li yılların ikinci yarısında Ömer Faruk Akıncı genel başkanlık görevini üstlenerek hareketin en bilinen liderlerinden biri haline gelmiştir.
MİSK’in ortaya koyduğu anlayış, "sınıf çatışması" fikrini reddeden ve bunun yerine milli birlik, dayanışma ile emeğin mukaddesliğini merkeze alan bir sendikal doktrindir. MİSK yönetimi ve liderliği, işçi ile işveren arasındaki ilişkiyi yıkıcı bir çatışma alanı değil, milli üretimin ve kalkınmanın birbirini tamamlayan unsurları olarak değerlendirmiştir.
Zorlu Yıllar ve 12 Eylül Dönemi
1970’li yılların sonlarında yaşanan siyasi gerilimler ve toplumsal çatışmalar, MİSK yönetimini ve üyelerini de hedef haline getirmiştir. MİSK Genel Başkanı Ömer Faruk Akıncı ve çalışma arkadaşları, dönemin zorlu koşullarında fiziki saldırılara ve baskılara maruz kalmıştır.
12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında diğer birçok konfederasyon ve sendika gibi MİSK’in de faaliyetleri durdurulmuş, konfederasyon yöneticileri yargılanmış ve varlıkları dondurulmuştur. 1980'lerin ortalarında (1984 sonrası) hukuki engellerin kalkmasıyla birlikte Mete Beşen gibi isimlerin önderliğinde yeniden yapılanma süreçleri işletilmeye çalışılsa da, 12 Eylül sonrası değişen çalışma mevzuatı ve iş kolu barajları gibi yapılar MİSK'in eski kitlesel gücüne ulaşmasını zorlaştırmıştır.
Günümüzdeki Yapılanma: Yeniden MİSK
Tarihsel mirasını sürdürmek ve günümüz çalışma hayatında milliyetçi-toplumcu sendikal çizgiyi temsil etmek amacıyla Yeniden Milliyetçi İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Yeniden MİSK) çatısı altında örgütlenme çalışmaları devam etmektedir.
Konfederasyonun mevcut Genel Başkanı Tuncay Şaş'tır. Adana doğumlu olan Tuncay Şaş, kamu ve sendikal alanda çeşitli görevlerde bulunmuş, Güven İş Sendikası Genel Başkanlığı yapmış ve 2022 yılında gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul ile Yeniden MİSK Genel Başkanlığı görevini üstlenmiştir.
Sonuç
MİSK; kuruluşundan bu yana, emeğin hakkını ararken milli değerlerden ve ülke menfaatlerinden taviz vermeyen bir sendikal anlayışın temsilcisi olmuştur. Geçmişte Ömer Faruk Akıncı gibi isimlerin liderliğinde şekillenen bu çizgi, günümüzde Yeniden MİSK çatısı altında modern çalışma hayatının gereksinimlerine uygun şekilde işçi haklarını savunmaya devam etmektedir.